OECD 2026 raporu: Türkiye’de yeterliliği eksik öğretmen oranı yüzde 2’nin altında
OECD'nin 2026 raporuna göre Türkiye'de yeterlilikleri tam olmayan öğretmenlerin oranı yüzde 2'nin altında, bazı ülkelerde bu pay yüzde 22'ye çıkıyor.
· Güncelleme:

OECD’nin 2026 Bir Bakışta Eğitim raporu, öğretmen eksiğini gidermek isteyen pek çok ülkenin sınıflara gerekli niteliklerin tamamına sahip olmayan kişileri aldığını gösterdi. Türkiye’de bu gruba giren öğretmenlerin payı yüzde 2’nin altında kalıyor. Rapordaki verileri yorumlayan Eğitim Uzmanı, mesleğin cazibesini yitirmesi nedeniyle birçok ülkede öğretmen bulmanın güçleştiğini söyledi.
Sorunun Batı ve Kuzey Avrupa’dan Şili’ye uzanan geniş bir coğrafyada yaşandığı aktarıldı. Eğitim kalitesiyle tanınan Almanya, Norveç, Finlandiya ve Estonya’da bile yeterliliği tam olmayan öğretmenlerin payı yüzde 10 ile yüzde 22 arasında seyrediyor. Türkiye’de ise oran düşük kalırken, Eğitim Uzmanı buradaki asıl güçlüğün atama süreçlerinde biriken yığılma ile istihdam planlamasındaki dengesizlik olduğunu belirtti.
Rapora göre açık, bazı ülkelerde farklı alanlardan gelen kişilerin öğretmen olarak görevlendirilmesine yol açıyor. Aralarında Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı ile Atçılık ve Antrenörlüğü mezunlarının da bulunduğu aktarıldı. Okulların derslerin boş kalmaması için pedagojik formasyonu ya da branş yeterliliği eksik personele başvurduğu, bunun nitelikli eğitime erişimde küresel bir risk doğurduğu kaydedildi.
Eğitim Uzmanı, Türkiye’deki düşük oranın arkasında KPSS’yi, öğretmenlik için istenen eğitim ve yeterlilik koşullarını ve merkezi atama düzenini gördüğünü anlattı. Atanmayı bekleyen çok sayıda öğretmen adayının bulunmasının da bu tabloya katkı yaptığını ifade etti. Bununla birlikte düşük oranın, öğretmen istihdamıyla ilgili sorunların bittiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Gelişmiş ekonomilerde öğretmen bulmak zorlaşırken Türkiye’de güçlük, atamalardaki birikme ve kadro planlamasındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Eğitim Uzmanı, yeterliliği tam olmayan öğretmen sayısı arttıkça öğrencilerin akademik başarısının zarar görebileceğini kaydetti. Alan bilgisi ile pedagojik donanımın öğrenmenin niteliğini belirlediği, bunun PISA ve TIMSS gibi uluslararası ölçümlerde de görülebileceği aktarıldı.
Eğitim Uzmanı, kaliteyi korumak için mesleğin statüsünün yükseltilmesini, özlük haklarının geliştirilmesini ve mesleki gelişime destek verilmesini önerdi. İhtiyacın doğru hesaplanmasına dikkat çeken Eğitim Uzmanı, istihdam politikalarında yalnızca sayısal eksiğin kapatılmasının yetmeyeceğini, nitelikli eğitimci ihtiyacının da öncelik alması gerektiğini belirtti.
Bu konuda güncel veriler
| Katsayı | Değer |
|---|---|
| Aylık katsayı | 1,575512 |
| Taban aylık katsayısı | 25,794915 |
| Yan ödeme katsayısı | 0,499649 |
Gösterge rakamları aylık katsayıyla, taban aylık göstergesi (1000) taban aylık katsayısıyla, yan ödeme puanları yan ödeme katsayısıyla çarpılarak aylık tutara çevrilir (657 sayılı Kanun md. 154).
Bu konudaki veriler
Bu konudaki son haberler
- Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: 4688 sayılı kanunda revizyon azmimiz var
- Eskişehir’de asgari ücretli işçi Irak’tan 850 bin liraya lüks otomobil aldı
- TÜİK ve TCMB verisi: tüketici güveni ekimde yüzde 7,7 düşüp 84,8 oldu
- Sözleşmeli sağlık personeli için AYM kararı: kadrolu eş şartı yürürlükte, üç üye karşıoy yazdı