Habersiz tahliyede Yargıtay’dan 6 aylık kira bedeli kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmeye aykırı habersiz tahliyede tazminatın sözleşmedeki 6 aylık ihbar süresine göre belirlenmesi gerektiğine karar verdi.
· Güncelleme:

Kiracıları ilgilendiren bir uyuşmazlıkta Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmede kararlaştırılan ihbar süresine uyulmadan yapılan tahliyelerde tazminatın nasıl hesaplanacağına açıklık getirdi. Taraflar arasındaki sözleşmede kiracının fesih bildirimini 6 ay önceden yapabileceği yazılmıştı, ancak kiracı bu süreyi tanımadan taşınmazı boşalttı. Daire, bu durumda kiracının sorumluluğunun sözleşmedeki bildirim süresine göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Bir iş yeri için düzenlenen kira sözleşmesine, kiracının sözleşmeyi ancak en az 6 ay önceden bildirimde bulunarak feshedebileceği maddesi eklenmişti. Kiracının bu bildirimi yapmadan dükkânı terk ettiği iddia edilince mal sahibi dava açtı ve şimdilik 5 bin USD alacağın tahsilini istedi. Kiracı taraf ise çıkışın karşılıklı mutabakatla gerçekleştiğini öne sürerek davanın reddini talep etti.
Dosyada, 5 yıl süreyle kiralanan lojistik depo niteliğindeki taşınmazın sözleşme süresi dolmadan 2016 yılı başında boşaltıldığı, en son ödenen aylık kiranın 140 bin 630 USD tutarında olduğu tespit edildi. İlk derece mahkemesi, taşınmazın yeniden kiralanabilmesi için gereken süreyi esas alarak kiracıyı bir aylık bedel karşılığı tazminata mahkûm etti; bu karar Bölge Adliye Mahkemesince de onandı.
Dosya temyiz incelemesiyle Yargıtay 3. Hukuk Dairesine taşındı. Daire, sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesinde haklı bir gerekçe bulunduğunun ortaya konulamadığını belirterek kiracı vekilinin itirazlarını yerinde görmedi ve alt derece kararlarını bu yönüyle değil, tazminat hesabı yönünden eksik buldu.
Yüksek Mahkeme, zararın esas itibarıyla taşınmazın boş geçen döneme ait kira karşılığından oluştuğunu, ancak somut olayda sözleşmede feshi ihbar süresinin açıkça 6 ay olarak belirlendiğini hatırlattı. Bu nedenle alt derece mahkemelerinin tek aylık bedelle sınırlı hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, tazminatın 6 aylık kira üzerinden kurulması gerektiğini bildirerek kararı bozdu.
Yargıtay ayrıca, tarafların sözleşmede belirlediği bildirim süresinin taraflarca kabul edilmiş bir ölçü niteliğinde olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak farklı bir süreyi esas almasının doğru bulunmadığını oy birliğiyle karara bağladı. Böylece dosya, 6 aylık bedel üzerinden yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildi.
Bu konuda güncel veriler
| No | Kanun | Son doğrulama |
|---|---|---|
| 657 | Devlet Memurları Kanunu | 19 Ekim 2026 |
| 5510 | Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | 1 Ekim 2026 |
| 4688 | Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu | 1 Ekim 2026 |
| 4857 | İş Kanunu | 1 Ekim 2026 |
| 2429 | Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun | 1 Ekim 2026 |
| 1475 | İş Kanunu (1475, kıdem tazminatı maddesi) | 1 Ekim 2026 |
Bu konudaki veriler
Bu konudaki son haberler
- Selde araç hasarı: kaskoda 5 iş günlük ihbar süresi aşılsa da tazminat hakkı sürüyor
- Sarıgül soruşturmasında gizli tanık ifadesi: manken 3 kez para karşılığı iddiasında bulundu
- Sergen Yalçın A Millî Takım’ın başına geçti: 53 yaşındaki teknik adam para talep etmedi
- TBMM’de 2027 bütçesi görüşülmeye başlandı: sunumu Cumhurbaşkanı Yardımcısı yaptı